SON DAKİKA

Yurthaber61 Trabzon ve Türkiye Haberleri
ayhan yalçın

ÜLKEMİZDE GÖZÜ OLANIN,GÖZÜNÜ OYARIZ

Bu biyografi 15 Eylül 2020 - 12:46 'de eklendi ve 151 views kez görüntülendi.
ÜLKEMİZDE GÖZÜ OLANIN,GÖZÜNÜ OYARIZ
Sosyal Medya'da Paylaş

ÜLKEMİZDE GÖZÜ OLANIN GÖZÜNÜ OYARIZ
Türkler, Anadolu Türkleri veya Türkiye Türkleri, çoğunlukla Türkiye ve Osmanlı İmparatorluğu’nun eski topraklarında yaşayan bir Türk halkı. Türkiye sınırlarının dışında yaşayan Türkler (Oğuzlar), bugünkü Türkiye ile değil, Osmanlı İmparatorluğu ile bağlantılı oldukları için Osmanlı Türkleri olarak da ifade edilmektedirler
Osmanlı İmparatorluğu’nun son bulmasından evvelki dönemlerde elinde bulundurduğu coğrafi alanlar Kosova, Kuzey Makedonya, Bulgaristan, Yunanistan, Romanya, Kıbrıs, Gürcistan, Irak, Suriye üzerinde yaşayan ve Osmanlı yıkıldıktan sonra bu bölgelerde kalan büyük Türk azınlıklar da Türkler sınıfına girer. Bununla birlikte Avrupa’ya ülkemizden göç ederek yerleşmiş olan, Türk göçmen toplulukları Almanya, Fransa, İngiltere, Hollanda, Avusturya, Belçika ve Danimarka’da ile Kuzey Amerika ve Avustralya’daki Türk göçmenler de Türkler grubuna girmektedir.
Süvari tekniğini bulan, yani modern anlamda at binen ilk kavim Türklerdir. Türkler, tarihten önceki ve sonraki zamanlarda, yayıldıkları, göçtükleri geniş ülkelerde rast geldikleri ve yurtlarına komşu oldukları ırklarlakarışmak mecburiyetinde kalmışlardır. Fakat bu karışmalar Türk ırkının kendine mahsus benliğini, vasfını kaybettirmemiştir. Ancak, uzun zamanlar çokluk olan ırkların arasına karıştıkları vakit -bazı yerlerde- ırklarıniçinde adlarını sanlarını ve dillerini unutmuşlardır. Türk Milleti bu suretle karıştığı ırkları yükseltmiş ve ilerletmiştir. Büyük Türk ırkı, kendine mahsus ad ve sanile ve ortaklaşa,yani müşterek dili, kültürü ve tarihi,hatıralarıyla, bugünkü millet tarifine uygun büyük bir varlıktır.

Türkler, edepli, terbiyeli, akıllı ve azimlidir; hoşgörülüdür ve tedbir sahibidir. Türkler yurtlarını çok severler, yurdundan ayrı düştüğünde özler ve yurdunu arar.
Sağlam yapılıdır, cesurdur, kahramandır. İyi bir savaşçıdır. Türkler, sadece korkulması gerekenden korkarlar. Türkler, tarih boyunca iyi savaşçı oldukları için, tüm devirlerde dünyanın en seçkin askerlerinden sayılmışlardır.
Temiz kalpli, açık sözlü ve açık yüreklidir. Türk’ün bazen “saf” olarak ifade edilen bu güzel özelliği, zamanla yadırganarak, adeta “ahmak” gibi anlaşılmasına neden olacak kadar ileri gitmiştir. Türkler, namusludur, güvenilir insanlardır. Tarihi kaynaklarda verilen emanetleri en iyi şekilde korudukları her fırsatta dile getirilmiştir.
Teşkilatçıdır; dolayısıyla itaatin, emir-komutanın ne olduğunu çok iyi bilir. Türk yalnız olduğunda iyi bir önder olduğu halde, başında kendisinden daha üstün yetenekli birisi olduğunda ona severek itaat eder. Türkler, zayıf ve acizleri korur; savaş zamanlarında korkunç birer savaşçı olarak görünse de, barış zamanlarında da en sakin insandır. Herkese yardım etmeye çalışır.
Tabiat ile iç içe olduğu için küçük yaşlarından itibaren hayat mücadelesine alışmıştır. Hayatın ve yaşamın zorluklarını çok iyi bilir ve oluşan sorunları çözme konusunda yetileri gelişmiştir. Cahiz (Ebu Osman Amr bin Bahr el-Kinani el-Fukaimi el-Basri)’in dediğine göre “Türk, eli kolu bağlı olarak bir kuyuya atılsa, mutlaka bir çaresini bulup kurtulur”. Türkler, tabiata karşı çok sabırlıdır. Hayatın güçlüklerini güler yüzle karşılar. Türkler, hem çoban, hem seyis, hem cambaz, hem baytar hem de bir süvaridir. Cahiz’in de dediği gibi “Türk, başlı başına bir millettir”
Kendisine mahsus bütün özellikleriyle, dünya üzerindeki toplumlar içinde seçkin bir yere sahip olmuştur.
Türklerin yaşadığı coğrafyaya yönelik farklı yönlerden gelen saldırılar da her zaman varlığını sürdürmüştür. On birinci asırda başlayan ve aralıklarla asırlarca süren Haçlı seferleri, on üçüncü asırda Eski Dünya’nın büyük kısmını yakıp yıkan ve yönetimi altında birleştiren Moğollar ve yeni ve yakın zamanlarda yayılmacı ve emperyalist emeller peşinde olan Avrupa büyük devletleri,özellikle Rusya ve Türk coğrafyası üzerinde kimliklerin şekillenmesinde etkili olmuştur. Türkler bu saldırı ve tazyikler karşısında varlıklarını korurken, ait oldukları coğrafyaya aidiyetlikleri ve sahiplikleri daha da güçlenmiştir.
Yani,ülkemize yapılan saldırılar yalnız bugün değil,yüzyıllar öncesine dayanmaktadır.Sahip olduğumuz coğrafik yapımız,bereketli topraklarımız ve doğal su kaynaklarımız,ayrıca üç tarafı denizlerle çevrili oluşu,boğazlarımız, her zaman birilerinin iştahını kabartmaktadır.Lakin,Türk’lerin karekteristlik özelliğinin bir sonucu olarakta,hiç kimseye bir karış toprak verecek halimizde yok hani.
Şimdi, bakıyorumda bu kadar iyilik ve hayırsever bir millet olarak,biz Türk’ler bu ihaneti hak ediyormuyuz’ki? Bir ülkede yangın çıksa önce giden biz.Sel felaketi olsa,deprem olsa,terör saldırısı olsa önce yardıma koşan yine biz.Teröre koşan biz,doğal afetlere koşan biz,insani yardımlara koşan biz.Biz,bu kadar insansever olarak, iyilik davranışında bulunurken,bunca saldırıyı, bunca kötülüğü,bunca ihaneti hak ediyormuyuz? Yazıklar olsunnnn!!!.Biz,bu kadar kötü bir milletmiyiz ya?
Birde şu sıkıntımız var;Bizler, barış harekatı olarak gittiğimiz ülkelerde sıkıntı yaşıyor ve şehitler veriyoruz.Kardeşim,bizler savaşa gitmedik.Bizler,barışı sağlamak için gittik.Artık, anlayın bunu.Eğer,savaşmaya gitseydik cesetlerinizi toplayacak insan yetmezdi.Sabrımızı test etmeyin.Hatta,sabrımızı taşırmayın.
Biz,Türk’ler savaşçı bir milletiz.Ama,çokta sabırlıyız.Amaaa,sabrımız taştığında alayınıza dünyayı dar ederiz.Bunuda hatırlatayım yani.
Bizler,en son 15 Temmuz’da bu örneği gördük ve yaşadık.Devletimize ve hükümetimize yapılan alçak ve hain saldırısı karşısında,Türk milleti birbiri ile kenetlendi.Cumhurbaşkanımız sn;Recep Tayyip Erdoğan’ın bir işareti ve bir sözü ile sokaklara döküldü.Bu,değerli ve ulvi Türk milleti Reisimizin bir emri ile hainlere dünyayı dar etti.Sopalarla,baltalarla,bıçaklarla,hafif silahlarla hain FETÖ darbe girişimini püskürttü.Yüce Türk milleti, FETÖ yanlı askerlerin kullandıkları tankların önünde durdu,silahların önünde durdu.Bedenlerini siper ettiler.Ama,ülkemizi vatan hainlerine teslim etmediler.
Bizlerde,o kara gecede Maltepe Org. Ahmet Nurettin Baransel kışlası önünde,büyük bir toplulukla ve inşaat kamyonları ile bir hafta boyunca gece gündüz nöbet tuttuk.
Yani,konu devlet olunca milletimiz gerekeni yapar ve yapacaktırda.Onun için,hiç kimsenin gözü toprağımızda olmasın.Çünkü,bizim kimsenin toprağında gözümüz yok.Toprağımızda gözü olanın gözünü çıkartırız.Buda böyle biline.
Yüce, Türk milletine saygılarımı sunuyorum!!!
Ayhan Yalçın

DİĞER BİYOGRAFİLER
SON DAKİKA